DURUL GENCE 1940 yılında Ankara’da doğan Durul Gence, ilk müzik deneyimini ilkokul korosu bünyesinde Ankara Radyosunda verdiği konserler ile edindi. 1952 yılında piano dersleri alan Gence, 1953 yılında ilk kez davulun başına oturarak kariyer enstrümanının gizlerine vakıf olmaya başladı.
1953 yılında girdiği Deniz Harp Okulu’nda hem kendisinin hem de ülkemizin ilk vokal grubunun temellerini attı. 13 Mart 1957 yılında ilk konserini veren grup, gençlik grubu kavramının içinin pratik anlamda ilk kez doldurulmasını sağladı. Rockn’roll’un yanısıra diğer vokal müziklerini de icra eden grup kısa zamanda önemli başarılar kazandı. Erkut Taçkın, Güngör Yücel, Ersin Yüce, Erkan Gürsal (Somer Soyata), Durul Gence’nin değişmez eleman olarak yer aldığı grup, dört kişilik bir vokal grup, piano, bateri, tenor ve alto saksofon, iki trompet ve üç gitardan oluşuyordu.
1960 yılına kadar grupta yer alan sonraki kadroya (vokal grupta Erkut Taçkın, Güngör Yücel, Özden Ulugece (gitar), Ersin Yüce (elektro gitar, mouth organ), tenor saksofon Gürkan Bilgütay, Yalçın Ateş (alto saksofon), Bülent Ateş (bateri), Somer Soyata’dan (elektro org ve piano) ) özellikle Ankara konserlerinde eşlik etmeyi sürdürse de aileden kaynaklanan maddi sorunlardan dolayı profesyonel olarak çalışabilmek için Ankara’ya döndü.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ne giren Gence TED Ankara Koleji öğrencileri tarafından 1958 yılında kurulmuş olan Sweaters grubunda çalmaya başladı. Gence’nin gelişi ile birlikte önemli bir kadro ve format değişikliğine uğrayan topluluk, koro tipi plasmandan tipik bir popüler müzik topluluğu biçimine bürünür. Topluluğun 1960’daki kadrosunda vokal grupta Murat Sungar, Alp Arıkoğlu, Erdem Kayaalp ve Kemal İnan yer alırken, pianoda Caner Tunaman, gitarlarda Burak Gürsel ve vokal gruptan Kemal ve Erdem, bateride ise Durul Gence yer alıyordu. Solo vokalde ise eski vokal gruptan kalan tek kız eleman Ayşe Silimen yer alıyordu.
O yıl içerisinde Melodi Dergisi yazarlarından Salvo Azuz’un sunduğu Misafir Orkestralar programında çaldıkları dört şarkıdan biri olan “Worried Man”, radyonun Haftanın Plakları listesine girer ve dört hafta birincilikte kalır.
1961 yılının sonlarına doğru Somer Soyata’dan Erkut Taçkın’ın Ankara’ya gelmesi üzerine Durul Gence yeni ve eski grubundan arkadaşları ile SSS Sextet adlı grubunu kurdu. Sweaters'dan pianist Murat Sungar ve basçı Caner Tunaman, Genç Denizciler'den solist Erkut Taçkın ve baterist Durul Gence'nin oluşturduğu gruba tenor saksofonda Beat Johnson ve vokalde Bobby Roberts da katılmıştı. Konserlerde Durul Gence davulunun yanı sıra şarkıcı olarak da görev alıyordu. Grubun repertuarında "Hunk of Love", Gence'nin vokal yaptığı "Let Me Cry", Erkut Taçkın'ın rock’n'roll krallığından sonra twist döneminde de kendini gösterdiği "Let's Twist Again" bulunuyordu.
1962 yılının yaz aylarında ise solist Erkut Taçkın'ın Almanya'ya gitmesi gündeme geldi ve grup son konserini de Ankara Koleji'nde verdi. Oldukça yüksek bir katılımın olduğu konserde gruba yeni müzisyenler de eklenmişti. Trompette Roger, vokalde The Europhonics Vokal Dörtlüsü (Amerikan elçiliğinde çalışan Amerikalı müzisyenlerden oluşuyordu) ve Jüpiter Kenteti'nin kurucusu ve gitaristi Yurdaer Doğulu da SSS Sextet grubuna katılmışlardı.
1964 yılına kadar SSS Sextet bünyesinde çalan Durul Gence, aynı dönemde ilk jazz üzerine deneyimlerini Nejat Cendeli (Piano), Selçuk Sun (Bas), Melih Gürel (Korno-Piano), Metin Gürel (Flüt-Piano) ve İngiliz piyanist Manny ile çeşitli yer ve zamanlarda birarada çalmak üzere yaşıyordu.1964 yılında ise bir önceki sene Kentet Dogo ile yaptığı radyo emisyonlarında ismini duyuran Alpay’ın kurduğu “Alpay ve Arkadaşları” grubunda yerini aldı. Grubun ilk kadrosunda Şanar Yurdatapan (Eski Kuyruklu Yıldızlar ve Kentet Dogo) bas gitarda, Murat Sungar (Eski Sweaters ve SSS Sextet) pianoda, Robert Anglin gitarda, Durul Gence bateride yer alıyordu.
20 Şubat 1965 tarihinde Alpay’ın askerliğini bitirmesi ile birlikte grup ilk konserini verdi. Gitarist olarak Tarık Öcal'ın(Eski Vikingler) Robert Anglin’in yerini aldığı bu kadroya ek olarak 4+4 adlı bir vokal grubu da konserde performans sergiledi. Vokal grubu, Tayfun Karatekin (60’ların sonunda Tayfun adıyla tanınan ve 1982’de vefat eden müzisyen; “Ağrı Dağı Efsanesi” ve “Demir, Şeker, Kömür” albümlerinin sahibi Tayfun ile karıştırılmaması gerekir.) , Zafer Türkmen, Mehmet Komanbay, Hasan Arıkoğlu ve ilaveten Lale Akat oluşturuyordu.
1965 sonlarında Almanya’ya giden Gence, orada Black Points adlı bir grup kurup beat tarzını denemekte olan Erkut Taçkın ile “Erkut Taçkın ve Durul Gence 5'lisi” adlı gruplarını kurdular. Grup, vokalde Erkut Taçkın, bateride Durul Gence, orgda Tanju Öğe (daha sonra Okan Dinçer), ritm gitarda Sepp Federauer, solo gitarda Fritz Lutz, basta Heinz Escher'den oluşuyordu.
1966 ortalarında Türkiye’ye gelen grup, beat müziğinin benzer bir şekilde Almanya’dan yeni dönen Erkin Koray 4 gibi lokomotif gruplarından biri oldu. Grup, Sahibinin Sesi şirketiyle anlaşıp dört-beş tane plak doldurdu. Bu plaklar coverların yanısıra Taçkın'ın yaptığı beat tarzı besteleri de içeriyordu. Konserlerde ise beat yanında "Akkoyun", "Karakoyun" gibi erken Anadolu Pop örnekleri de veriyorlardı.
Her ne kadar oldukça başarılı konserler veriliyorsa da bu başarı daha ziyade Erkut Taçkın’ın solist karizması etrafında cereyan ediyordu.Ara döenmde Fritz Lutz, Metin Altın (saksofon, flüt), Okan Dinçer (org), Boo Suder (bas) ve Durul Gence’den oluşan topluluk 1967 ortalarına doğru Erkut Taçkın’ın gruptan ayrılarak Okan Dinçer’in yeni grubu Kontrastlarla birleşmesi ile birlikte apayrı bir rotaya girdi. Durul Gence ve Erkut Taçkın ortaklığının son konseri ise 20 Mayıs 1967 tarihinde gerçekleştirildi. Ayrılık konserindeki kadro basta Mehmet Şahinbaş, orgda Ahit Oben, gitarda Oğuz Aksu, nefesli ve yaylılarda Attila Özdemiroğlu, davulda Durul Gence’den oluşuyordu.
Bu ayrılığın akabinde Durul Gence 5 beat grubu özelliğini tamamen bir kenara bırakarak film müzikleri ve easy listening şarkıları çalan daha jazzy ve groovy bir orkestra olarak yoluna devam etti. Grubun klasik 5 olarak tabir edilen kadrosu şu şekildeydi: Durul Gence(Bateri), Mehmet Horoz(Bass), Ahit Oben(Org, piano), Mehmet Şahinbaş(Gitar), Attila Özdemiroğlu (Flüt, trombon, vibrofon, keman)
Orkestra, bu tarihten itibaren Alpay, Ajda Pekkan, Rüçhan Çamay, Tayfun, Haldun Özdenizmen, Gönül Yazar gibi isimlere de plaklarında eşlik ederek 1970’lerde kurumsallaşacak olan stüdyo orkestrası kavramını başlattı. Aynı yıl içerisinde Durul Gence 5 ile Bir Yaz Akşamı adında ilk LP’sini yaparak çoğu cover olsa da ilk Türk easy listening plağına imzasını attı.
Dönemin en çok biçim değiştiren topluluğu ise orkestra-grup kırması niteliğindeki Durul Gence topluluklarıydı. Durul Gence 5’lisi 1968 sonlarında Mehmet Şahinbaş’ın ayrılmasından sonra, gitarist Selçuk Başar’la desteklenmişti. Bu dönemde gerçekleştirdikleri Fitaş Konseri ise 5’linin en parlak konseri olmuştu.
Bu konserde A Taste of Honey, Concerto Arangues, Love Is Blue, I Gotta Message For You, Nights In White Satin, The Dock of Bay, Keep On Runnig, Funky Street ve Füsun Önal’ın vokal yaptığı The Summer Is Over, Those Were The Days, Hold I’m Down şarkılarını yorumlamışlardı. Basında yankısı ise “plak gibi konser” nitelemesini taşıyordu. Yılın ortalarında ise organist Ahit Oben, kardeşi Cahit Oben’le birlikte orkestra kurmak üzere topluluktan ayrıldı. Onun yerine Kontrastlar’ın kurucusu Okan Dinçer tekrar topluluğa alınırken, eski Kara Kediler elemanı Mehmet Taneri de vokalist olarak topluluğa katıldı.Bir süre sonra ise Attila Özdemiroğlu ve Selçuk Başar topluluktan ayrılarak Şerif Yüzbaşıoğlu’na geçtiler. Bunun üzerine Durul Gence içinde klavye yeralmayan, nefesli ağırlıklı bir grup kurmaya karar verdi. Bunun için dokuz kişiye daha ihtiyacı vardı. Bunun yanısıra üç kişi de solist olarak düşünülmüştü. İlk belirlenenler Lale Akat, Kamil Şükut ve Aret Güler’di. Daha sonra topluluk solist işlevini Durul Gence, Serpil Gence ve Kamil Şükut’un üstlendiği ve diğer müzisyenlerin çoğunlukla Üstün Poyrazoğlu Orkestrası’ndan alındığı Durul Gence 10’lusuna evrildi. Bu topluluğa Üstün Poyrazoğlu’ndan katılan müzisyenler basta Onno Tunç, gitarda Ruli Karaca, davulda Cezmi Başeğmez, saxta Erol Duygulu, tromboda Eddie Mayer idi. Ayrıca John Gilbert, İrfan Sümer gibi diğer müzisyenler de nefesli grubunda yeralıyorlardı. Orkestranın aranjmanlarını ise 1968 yılında Erkut Taçkın için büyük orkestra kurup, bünyesine Durul Gence ve Yurdaer Doğulu’yu da alan Emin Fındıkoğlu yapıyordu. Böylesine zor bir deneyin altına giren ve hakkında gürültüden başka bir müzik çıkaramayacağı şeklinde kehanetlerde bulunulan Durul Gence 6 Aralık 1969 Cumartesi tarihinde Fitaş’ta verdiği konserle birlikte hakkında çıkan bütün olumsuzlayıcı yargıları bertaraf etti.
Konserde çalınan coverların başarısı kuşku götürmemekle birlikte, bence asıl parlayan çalışma Gence’nin düzenlediği “Hilal” adlı mehter marşı yorumuydu. Böylelikle Erkut Taçkın’la giriştiği yerli materyallere yönelim, Hilal’le ve hemen ardından birlikte plak yapacağı Şeyh Şamil’le beraber en olgun safhasına giriyordu.
Cezmi Başeğmez ile Gence’nin gerçekleştirdiği deney ise Türkiye’de bir başka ilki oluşturuyordu. İki yetenekli müzisyen, çift davul sololarıyla ve Gence’nin timpaniye, Başeğmez’in bateriye geçtiği sololarla enstrümentalistlerin bir orkestra içerisinde gerçekleştirebildiği en ilerici deneylerden birisini gerçekleştirmiş oldular.
Bu konserin akabinde muhtelif gazino programları yapan ekip, bu arada Dormen Tiyatrosu tarafından sahnelenen Yaygara 70 adlı oyunun müziklerini hazırlama işini de üstlendi.
Bir süre sonra 10 kişilik bir ekibin maddi yükü altında zorlanmaya başlayan Gence, Şanar Yurdatapan, Selçuk Başar, Attila Özdemiroğlu’nun Türkiyenin 18 kişilik kadrosuyla en kalabalık orkestrası olan İstanbul Gelişimi kurmaları ile birlikte grubunu tasfiye ederek.(Nitekim son kadro 12 kişi idi) daha kıstlı sayılardaki müzisyenlerle Durul Gence isimli gruplar silsilesine devam etti. Bu gruplardan biri de 1971 yılındaki Durul Gence 7 kadrosuydu. Özer Süalp, Doğan Canku, Muhittin Paydaş, Uğur Dikmen, Oğuz Durukan, Attilla Özdemiroğlu’ndan oluşan bu orkestra ile Hey Dergisi’nin en iyi orkestra ödülünü aldı.
1972 sonlarına doğru Kurtalan Ekspresten ayrılan gitarda Nezih Cihanoğlu (Kadıköy Ticaret Lisesi, Kurtalan Ekspres), basta Oğuz Durukan(Haramiler, Üstün Poyrazoğlu), orgta Uğur Dikmen(Haramiler, Özdemir Erdoğan), saxta İrfan Sümer’den oluşan bir kadro ile ASIA MINOR MISSION grubunu kurdu ve 1974 yılına kadar Norveç, İsveç, Hollanda’da konserler verdi.
1975’ten 1981’e kadar Hamburg'da ikamet eden Gence, . ABD'li Herb Geller (alto sax), Hank Hedges (piano), Danimarka'lı Mads Vinding (bas), Peter Bastian (fagot-klarinet), Anders Koppel (Hammond Org) gibi müzisyenler ile jam-session ve konserler yaptı.1979 yılında Danimarka'da yerleşik Türk Gitaristi Mehmet Ozan ve basçı Jef Jens ile İstanbul Ekspres adlıbir grup kurarak aynı isimli bir plak yaptı.
1982-83 yılları arasında Durul gence 12 orkestrasını kurarak İstanbul ve Kahire'de konserler verdi. Yeni orkestranın aranjmanlarını Emin Fındıkoğlu ile genç müzisyen Aydın Esen'in yaptığı bu ekipte yer alan müzisyenler: Aydın Esen (piano), Harun Kolçak (bas), Erdoğan Ergun ve Şenova Ülker (trompet), Yılmaz Beyaz (altosax), Serdar Kalafatoğlu (klarinet), Levent Çoker (trombon), Haşim Yedican (vurma sazlar) Panama'lı Pablo Arosemena (Latin vurma sazları) idi.
1984 ile 1986 yılları arasında Ankara'da Tuna Ötenel, Ümit Eroğlu, Haşim Yedican ve Murat Ulus ile konserler verdi.
1985 yılında ise akademik kariyerinin miladını Hacettepe Üniversitesi'nde verdiği "İnsan, Müzik ve Caz" dersleri ile oluşturdu.
1990 yılında caz eğitimine katkılarından dolayı Arif Mardin'in önerisi üzerine ödül olarak gönderilen bir burs ile Boston’da Berklee Müzik Koleji' inde eğitim hakkı kazandı.
1991 yılında caz derslerini ODTÜ'de sürdürdü.
1992 yılında Ankara'da Durul Gence Trıo ile "Gece Yarısı Konserleri" adını verdiği seri konserlere başladı. En küçük kadrolu Durul Gence Orkestrası olan oluşumda Bilgehan Erten (piano) ve Gökhan Somer (elektro bas) yer aldı.
1993 yılında caz derslerine Ankara Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü'nde devam etti.
1994 yılında "DURUL GENCE 6" grubu ile ABD Houston Uluslar arası Festivali'nde çaldı. Bu yeni grubun kadrosunda Erden Bilgen (trompet), Ertuğrul Bayraktar ve Bilgehan Erten (klavyeler), Yalçın Özen (bas), Soner Özer (vurma sazlar) yer alıyordu.
1995 ile 1997 yılları arasında ise eski müziksel ortağı Erkut Taçkın ile Bolluca Çocukköyü yararına konserler verdiler. Bu konserlerde, Cezmi Başeğmez(davul), Ruli Karaca (bas), Neşet Ruacan (gitar), Ümit Eroğlu (klavye), Tuna Ötenel (sax), Nükhet Ruacan, Güray Aktalay (trompet), Kamil Özler gibi müzisyenler yer aldı.
Bu konserlerden sonra bazı TV programlarında (Kamuran Akkor Show, Şevket Uğurluel vs.) ve Nilüfer gibi şarkıcılara konserlerde timpanisi ile eşlik ederken gördüğümüz Gence’nin ilk gençlik grubunun kurucularından biri ve albüm bazında olmasa dahi canlı performansta makul duruşun temsilcisi olarak bu ülkede müzik yapmaya niyetlenmiş herkese verebileceği kadar çok elektriğe sahip olduğuna inanıyor, yeniden nümerik bir Durul Gence formatının ortaya çıkmasını ümitle bekliyorum.
Munimonde